Browsing Category

Şiir

Şiir

gözlerimle gördüm: akın yanardağ

gözlerimle gördüm bu sabah
ölüme eşitlendiğini göğün
kanın hücum ettiği alanlarda
bozkırın su taşıdığını ormana

gözlerimle gördüm bu hayatı
sabahın ilk saatlerinde olanların
başımızın üstünde ve dünyanın
dışında bir yerde oluştuğunu

bir çok yerde süren yolların
başka yerlerde oluşan yalnızlığını Devamını oku

Şiir

kim, nasıl, neden

çölün gizlendiği alana mı gömdün suyu
bilinmenin dil rüyası seni nasıl inandırdı
-tarihin gergefi yalan
-zamanın rüyası yalan
anladık mı

ne yapsan inanmazdı bedenin
bir mutluluk hazzı olduğuna
-sürgünün bir dil kefesi olduğuna
-gurbetin bir dil kefesi olduğuna Devamını oku

Şiir

toz olmak

yarama şu müzik iyi değil
şu söz iyi değil, şu sis de
müzik dinle diyor, gever’li
hayır diyorum iyi değil ruhuma
yeniden kazanılıyor acılar ki ne rahat
ne kanatıcı bir bütün oluyor
kimsenin kanıtı değil kalbim
ayakları dibine serilen paspası da

şu film iyi gelmiyor ruhuma
şu yüz şu dokunuş şu başka oda
ırmak desen yara gibi akıyor
ağaç desen köksap gibi kaplıyor içimi
oturmalar kalkmalar iyi gelmiyor
kendimle yüzleştiriyor sadece
yazmak, iyi değil
kırılmalar toplanmalar özensiz ve dikkatsiz
davranışlar Devamını oku

Kırmanckî Şiir

bext

vatêna mi ra dûr
vatîsê mi ra dûr
vendîsê mi ra dûr
karkêrîna mi ra dûr

bêro, ravêro, sêro

rûyê xo winî ra açêrno
vayê xo mêro phêlçimê mi
helmê mi ra dûr
çarê mi ra dûr sêro
kêm bo omrê mi îca ra
keberê fendîy ra vengê mi
mesêro
gosane keşî ra, çımanê keşî ra Devamını oku

Şiir

bir kez daha: akın yanardağ

bir kez daha

cevr olmuş vücudum
ey rüzgarı tutan tenha
kıyametimi ben bir tozdan aldım
çaputu, iplik pazarını, turfu
tozlaşan telaşımla geçtim
sığılkent darı bentlerinden
kimse idi o ruhumda
ey yalnız kentleri bilen yolcu
geçmediysem kalbinden
beni de kentlerinden
biri yap
geçsin diye başımın üstünden
atlı rüzgarın
mutsuzum benim
tabiatım
kalbime diktiğin dikenleri
batır daha derine
batır Devamını oku

Şiir

gerekçe

yeniden başlamasına hayır
aynı yanılgılarla oluşmasına aşkın
 
seni başlatan buraya gelmiş bir düş, yok sanılan
taşın üstünde bir kez daha kendini bulduğun
mesafeyi ölçmek dediğin bu sanrı
yol yakınlığını bulmuş bu rüya
 
niye olmasın, gerekçelere ihtiyaç duymayacak bir aşk
anılarını içinde taşıyacak, yaşadıklarını nimet sayacak..
..
eskiten@gmail.com

Şiir

tamam

bizi geçti diyenlerin gözlerine asılıydı
aynı kalıplar, aynı davranışlar /tamam
öğrendim eksik kalmayı

aşk böyle geçti. sonraki on yıl da
gözümde tütmeyen bir şey kaldı mı
lütfeylesin bad-ı sabah sesleri artık
daha yaşlanmadan iksiri kalbimin

yaza hazırlanıyor o bahçeler ki eflatun
taştan da geçiyordu zaman aşktan da
toprak olmak vardı sonunda bak işte
bir yığın toz ve yara ile artık Devamını oku

Şiir

şimdi sabah

gel dediğimde unutma
tüm o zamanı toplayan
tozlu kavruk eteğinden sökülüp
ayağındaki taşlardan
belki yolunu bulamaz diye bir anı
geçitlerini kuramaz diye bir hatıra
gel dediğimde bir zahmet yollardan
hayat yaralarında kırılmış dallarla
unutma neyi çıkarıp alacağını
bu sürme biçiminden

yeni yakınlıklar edineceksin
sana görünmüş siluetlerden
ağzı sıkı bir taş gibi
topraktan tozdan
benzerliklerin ilk halinden geçeceksin
gel dediğimde kurulan oluşma halinden
tüm o gidiş ve dönüş hallerinden
unuttum dediğimi unutmadığımı
geçtim dediğimi geçmediğimi bileceksin
bir mahzen küflenmesinden geldim dediğimde
unutma, taşıdığımı yaralarını

Devamını oku

Şiir

ömür dediğin

yağmura bakıyor yolun paylaştığı hüzün
yakını gözlüyor ruhum bundan mı

ölülerimi içimde taşıyorum
uzaklaşmıyorum o ilk duygudan
insan yanından geçmeli, çiçek bırakmalı
kendi hayatını edinsin diye  ölülere karşı

anlatılardan öğrendim, büyülendim, masalı bildim
yola düşünce ama hayat masal gibi değildi hiç

sığ ormanlar, yanık otlar doluyor kulağıma annemin
beni özlemesi sonsuz bir öteye döndü şimdi

saksıda büyüyor da çiçek, kalbimde büyümüyor bir ad
bir ayrılık itiyor beni hayattan ondan mı Devamını oku

Şiir

bir mehtabınız olsun: akın yanardağ

                     “olsun: gece misiniz, bir mehtabınız olsun..”/m.çetin

o kadar uzak değildi. o kadar yakın da
aşkın dokunabilirliği, gibi. ağlamayı gülmeye 
gülmeyi ağlamaya dönüştürmekle, yani o yaz günü 
çeşmesi gibi mayıs ağacı altında oturulan..kalbini mi
yani iyiliğini çıkarıp orta yere koyardı. varlığını koyardı
şimdi, görünmeden kimselere koruyor yine varlığını. kimseleri 
görmeyi kabullenmeden..onun hayatı, yaralarını böyle kalmak-
la iyileştiriyor şimdilerde. oysa aşk, iklimi neden korkutsun insanı
kalbi neden soğusun insanın: aşk, o iyi ve kamaşan karmaşa 
niye soğutsun ki arzusunu.. soğumadı..iyi ki

I.
hiç alınmadı sanki, hiç kırılmadı hatta
anlamını arayan bedeni cömert bir kalbi
hoşgörülü kelimeleri vardı manolya’nın
uzak bir liman olma dileği her defasında
dur-duraksız yollara yürüme serencamı.. Devamını oku