Monthly Archives

Nisan 2018

yazılar

vaktidir: esra gültekin

"Okuyucu kitlesi gibi belirleyenlerin hiç olmaması daha iyi olurdu sanırım. Bu şiirimi de beni de yanlış yöne koşullayacaktır. Belli olan bir kitlenin ihtiyacına, beklentilerine göre yazma tehlikesini beraberinde getirecektir. Bunu bilmeyi arzulamıyorum sanırım. Şiir belli bir okuyucu grubuna indirgenemeyecek vicdani/estetik bir pratiktir, sürecini bu şekilde ilerletsin isterim." (Akın Yanardağ'la söyleşi, Rojda Oğuz)


İnsan bazen sır gibi tutabilir bir kitabı, bir ismi.. Akın'ın kitapları onlardan biri benim için. 

Devamını oku

Blog Genel Şiir yazılar

İNSANI YADIRGATAN DİZELERİN ŞAİRİ

Çünkü şairin şiirlerinde anlam ve estetik bir ölçüde dizelerin derinlerine gömülmüş durumdadır. 

Mehmet Akkaya

İnsanı yadırgatan dizelerin pek çok yerli ve yabancı şairi bulunuyor. Bunlardan birisi de yakın zamanlarda tanıştığım genç şair arkadaşım Akın Yanardağ’dır. Vaktidir (Sur Kitap, 2018) adlı şiir kitabını bana imzaladığı günlerde M. Proust okumaları yapıyordu. Akın, “okuyarak” yazan şairlerden birisi. Son on yıldır şiire yoğunlaşan Yanardağ’ın daha evvel yayınlanmış Üzgün Ağaç Ağıdı (Sur Kitap, 2014) ve Aşka Şirk Günleri (Sur kitap, 2015) adlı şiir kitapları da bulunuyor. Bunları daha evvel okumuştum ama üzerine yazma imkanı olmamıştı. Şimdi her üçünü de konu ederek yazmak istiyorum.

Akın dostumun şiirlerinin, şiir geleneğimizin neresinde yer aldığını, nasıl bir pozisyonda bulunduğunu, dilini ve üslubunu, ayrıca yöntem ve amacını kestirebilmek için yakın tarihimize kısa bir göz atmak gerekiyor. Çünkü Akın’ın şiirlerinde geniş bir mekan, geniş bir zaman yanında alışılmışın dışında dize kurulumlarıyla insanı yadırgatan bir form bulunuyor. Böyle bir formun, arkaplanında buna imkan veren bir geleneğin bulunması gerekir. Şair bu geleneklerden beslenerek anılan şiirleri kuruyor olmalıdır.

Devamını oku

Şiir

esmer dergisi için üç şiir: akın yanardağ

üzgün ağaç ağıdı

I.
hatıradır beni sancıyan bir anı bile kalmışsa senden 

biraz da bu yüzden durup sığınıyorum günlerin geçti’ğine
hayli güz yaprağına hayli dil ve bir kaç da name niyetine
suyun bir bir devirdiği ağaçların hüznüne çıkıyor yolum
iyiysen, güzelsen bir, kalkıp giderim artık ben

zaman pörsüdü bende. bir ağarma olarak kaldım hayata
nehir uzun akarsa uzun olur seyir, göç uzun akar: gördüm

ben burada
üzgün ağaçlarım orda..bölündük iki zaman arasında. yaz:

Devamını oku

Şiir

gökyüzünün o kendi anlamına: akın yanardağ

şimdi sesleri gelir, akşamdan sabaha dinmeyen
bahar gelir. ardısıra bir silah sesi devriliyor üstümüze
her yere gidilebilir artık, her yerden öç alınabilir.  öyle

sınırımızken dünyanın sınırları, kolera örneğin, her yere

yayılabilir. yayıldığı yerde durmayabilir. bu yüzden, gerçek

görülenin de ötesidir. daha ötesi de olabilir mi belki o anlam

bahar geliyor, inerek dağlardan
kendi ağacına yaslanarak geliyor.

Devamını oku

Şiir

gitmek, çoktan yarandır: akın yanardağ

"insan uzun yoldur": s.tuğtepe

                         doğu rüzgârı için..

gitmek istiyorum diyorsun; gideceksin

oradaki mutlu günlerine, ama giderken

sırtında taşıyacağın bir çift göz için

bu kadar hevesli olma..

 

zamanın elinde titrek bir ışık ile

mum gibi eriyip gitmiş gülüşlerin

bir gün gittiğinde orda bir şeylerin

seni beklediğini hak ettin çoktan

Devamını oku

Günlükler

sonra, yani belki..

evlenmişsin. bunu bir şeyin bir başka şeyle olan arası gibi takip ettim. kulağıma çalınanları bir taş gibi öteye savurup, benden uzaklaşmasını bir uçurum gibi öteme yankıladım; bana dönüşünü engellemek için o sesin, içimde duvarlar ördüm. bir yanlışını görmüştüm. bilerek, istenerek yapılan bir yanlış. yakışık değildi. şık değildi. bunun üzerine düşündün mü sonradan, sormadım.

işte o yanlıştan sonra, yani o şaşkınlığımdan sonra elim teslim ol vaziyetinde miydi, hatırlanmıyor şimdi ama o günden sonra elimi ayağımı çekmiş, duyguları, ardıma doğru uzattığım bir ayak gibi geriye doğru adımlamıştım. bunu bir kez daha yapmana izin veremezdim çünkü, bu sende bir nitelik haline bürünecekti. oysa sana ait bir şey değildi, sana özgü değildi, yadırgayışım da bu yüzdendi. insan, sözlerini kişinin yüzüne söylemelidir, sırtına değil; zamanında karşılık görmediği şeyler için zamanını kollamamalıdır. 

Devamını oku

Kırmanckî Şiir

kam zano: akın yanardağ

ma na dînya ra jû têngîya vêrenîm sonîm
îstasyon, qisaweti; destê kokimo di jû çûyê
bîya qisawet, arêşîna vengonê şûki vêr
î êxtêri sonê kotî, sonê çay nênê
zê varisê usarî çito kunê jîwan asmênî ya
çên meseli esto dîyaxê îno di,
çên serrîa înona sona
Devamını oku